Erich Fromm Sevme Sanati ❲2024❳

Motherly love is unconditional. A mother loves her child because it is her child. You do nothing to deserve it; you cannot earn it or lose it. This is a blessing but also a danger: because it cannot be controlled, it can feel suffocating. The mature child eventually gives up the need for motherly love and replaces it with their own loving capacity.

Erich Fromm'un bu yaklaşımı hakkında sizin en çok ilginizi çeken kısım neresi oldu? fikrine katılıyor musunuz, yoksa sevgiyi daha çok bir duygu patlaması olarak mı görüyorsunuz?

Kitapta sevgi sadece ikili ilişkilerle sınırlı tutulmaz; farklı formlarda incelenir: Tüm insanlara duyulan temel sevgi. Anne Sevgisi: Karşılıksız ve yaşamı onaylayan sevgi. Baba Sevgisi: Koşullara bağlı, yol gösterici sevgi. Cinsel Sevgi: Bir kişiyle tam bir birleşme arzusu.

Sevmek, bir sanat gibi öğrenilebilecek bir yeteneğidir. Sevme sanatını öğrenmek, insanın kendi kendisiyle ve başkalarıyla ilişkilerinde ustalaşması demektir. Sevme sanatını öğrenmek, aynı zamanda insanın kendi duyguları ve düşünceleri hakkında daha fazla farkındalık kazanması demektir.

Kesinlikle. Fromm’un tüketim kültürü, yalnızlık ve sahici bağ kurma üzerine söyledikleri günümüz dünyasında her zamankinden daha fazla anlam taşımaktadır.

Bir sanatta ustalaşmak zaman alır. Modern toplumun "hızlı sonuç alma" baskısına direnmek gerekir.

Fromm, kitabın önemli bir bölümünü modern kapitalist sistemin sevgiyi nasıl metalaştırdığına ayırır. Pazar ekonomisi, her şeyi bir alım-satım nesnesine dönüştürmüştür. Modern insan da kendi değerini bir "meta" (ticari mal) olarak görür.

Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması ve büyümesi için gösterdiğimiz aktif ilgidir. Çiçekleri sevdiğini söyleyen ama onları sulamayı unutan birinin sevgisine inanmayız. Sevgi emektir.

Saygı, karşımızdaki kişiyi olduğu gibi görme, onun eşsiz bireyselliğini tanıma ve onu değiştirmeye ya da şekillendirmeye çalışmama yeteneğidir. Saygı duyulan kişi, bize hizmet etmesi gereken bir nesne değil, kendi yolunda büyüyen ve gelişen bir canlıdır.

Fromm, drawing on his psychoanalytic background, famously outlines the failed forms of “love”—neurotic strategies that masquerade as connection.

Gerçek bir sevgi eyleminde Fromm şu dört unsurun bir arada bulunması gerektiğini savunur:

Motherly love is unconditional. A mother loves her child because it is her child. You do nothing to deserve it; you cannot earn it or lose it. This is a blessing but also a danger: because it cannot be controlled, it can feel suffocating. The mature child eventually gives up the need for motherly love and replaces it with their own loving capacity.

Erich Fromm'un bu yaklaşımı hakkında sizin en çok ilginizi çeken kısım neresi oldu? fikrine katılıyor musunuz, yoksa sevgiyi daha çok bir duygu patlaması olarak mı görüyorsunuz?

Kitapta sevgi sadece ikili ilişkilerle sınırlı tutulmaz; farklı formlarda incelenir: Tüm insanlara duyulan temel sevgi. Anne Sevgisi: Karşılıksız ve yaşamı onaylayan sevgi. Baba Sevgisi: Koşullara bağlı, yol gösterici sevgi. Cinsel Sevgi: Bir kişiyle tam bir birleşme arzusu.

Sevmek, bir sanat gibi öğrenilebilecek bir yeteneğidir. Sevme sanatını öğrenmek, insanın kendi kendisiyle ve başkalarıyla ilişkilerinde ustalaşması demektir. Sevme sanatını öğrenmek, aynı zamanda insanın kendi duyguları ve düşünceleri hakkında daha fazla farkındalık kazanması demektir.

Kesinlikle. Fromm’un tüketim kültürü, yalnızlık ve sahici bağ kurma üzerine söyledikleri günümüz dünyasında her zamankinden daha fazla anlam taşımaktadır.

Bir sanatta ustalaşmak zaman alır. Modern toplumun "hızlı sonuç alma" baskısına direnmek gerekir.

Fromm, kitabın önemli bir bölümünü modern kapitalist sistemin sevgiyi nasıl metalaştırdığına ayırır. Pazar ekonomisi, her şeyi bir alım-satım nesnesine dönüştürmüştür. Modern insan da kendi değerini bir "meta" (ticari mal) olarak görür.

Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması ve büyümesi için gösterdiğimiz aktif ilgidir. Çiçekleri sevdiğini söyleyen ama onları sulamayı unutan birinin sevgisine inanmayız. Sevgi emektir.

Saygı, karşımızdaki kişiyi olduğu gibi görme, onun eşsiz bireyselliğini tanıma ve onu değiştirmeye ya da şekillendirmeye çalışmama yeteneğidir. Saygı duyulan kişi, bize hizmet etmesi gereken bir nesne değil, kendi yolunda büyüyen ve gelişen bir canlıdır.

Fromm, drawing on his psychoanalytic background, famously outlines the failed forms of “love”—neurotic strategies that masquerade as connection.

Gerçek bir sevgi eyleminde Fromm şu dört unsurun bir arada bulunması gerektiğini savunur:

Top